30 Mart 2018 Cuma
DÖNÜŞÜM
Karanlık kasvetli bir hava.
Baharı bekliyorum.
Kışın kalbinde aylardır uyuyan baharı.
Dışarda ince bir yağmur yağıyor.
Damlalardan birine tutunup bırakıyorum kendimi.
Yumuşacık bir geçiş ile işte ben de oradayım.
İçinde.
Toprağın.
Karanlık.
Kuytu ve ıslak.
Ama yumuşacık ve korunaklı.
Çok yakında bereketle fışkıracak.
Sabırla bekliyor.
Koruyup gözeterek bekliyor.
Sevgiyle.
Ve en doğal haliyle.
Az ötemde görüyorum, küçücük bir tohum. Kıpır kıpır ve sabırsız.
Bekliyor.
Zamanını.
Biliyor ki gelecek.
Her zaman gelir.
Ve geldiğinde hazır olmak için atmış filizlerini yüzeye doğru.
Sen görmüyorsun ama o büyüyor.
Hızı senin göremediğin bir hız hareketi bilmediğin.
Ama var.
Orada büyüyen bir küçük hayat var.
Dallarını gökyüzüne uzatmak tomurcuklarını rengarenk pıtır pıtır açmak meyvesini vermek paylaşmak çoğalmak için büyüyor.
Bize yeniden doğuşu, hayatı, mutluluğu, devamı yaşamı müjdelemek için büyüyor.
Bir arıya bal, bir kuşa meyve olmak için, renkleriyle kasveti dağıtmak kokusuyla hayatı yaşanır kılmak için.
Bahar olmak için geliyor. Bahar geliyor. Yaradılışın başından beri bıkmadan usanmadan bunu yapmaktan hiç yorulmadan geliyor.
Ve bize hatırlatıyor.
Döngüyü.
Bitişleri ve başlangıçları. Bitişlerin başlangıç olduklarını.
Her bitişimizde yeniden, yeniden, yeniden başlamayı.
Yeniden doğmayı. Küllerimizle döküldüğümüz bereketli toprakların içinden çiçeklerimizle fışkırmak için zamanı gelince kendimizi toprağa bırakmayı.
ve bunu kutlamayı…
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder